Bir Kenti Planlamak: Kemal Ahmet Arû’da Kent Düşüncesi

Paylaş:

Türkiye Araştırmalar Merkezi’nin Erken Cumhuriyet Dönemi Şehircilik Tartışmaları kapsamında, Kemal Ahmet Arû ve kendisinin şehirciliğine dair program, bilim adamının son doktora öğrencilerinden İTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy’un katılımıyla gerçekleştirildi. Programda, Prof. Gülersoy, Prof. Dr. Kemal Ahmet Arû’nun çocukluk yıllarından son dönemlerine kadar hayatını, eğitim çalışmalarını, iş tecrübelerini belgeler ve görseller eşliğinde katılımcılara anlattı.

2012 yılı Kemal Ahmet Arû’nun 100. doğum yıldönümü olması hasebiyle ve kendisinin Türkiye’de şehircilik alanının kuruluşunda büyük katkılarının olmasından dolayı UNESCO tarafından uluslararası alanda kutlanma kararı alınmış, UNESCO tarafından alınan kararda “Kemal Ahmet Arû’nun bütün dünya mimarları ve şehircileri için bir referans olduğu” belirtilmiştir.

Kemal Ahmet Arû’nun farklı alanlarda çeşitli konuları içeren çok sayıda eseri bulunmaktadır. Bunlar; Türk Hamamları (1941), İkinci Dünya Harbinden Sonra Garp Avrupası’nda Mesken Problemi (1950), Memleketimizde İmar Planı Çalışmaları ve Tersim Esasları Hakkında Teklifler (1955), Yayalar ve Taşıtlar: Şehir Dokusunda Yeni Ulaştırma Düzenleri (1965), Türk Kenti (1998) ve Kemal Ahmet Arû: Bir Üniversite Hocasının Yaşamının 80 Yılı (2001) isimleriyle yayınlanan eserlerdir. Prof. Arû’nun bütün eserleri, 2012’den beri kendi adıyla hazırlanan internet sitesinde yer almaktadır. (http://www.kemalahmetaru.itu.edu.tr/)

Lisedeyken geometri dersi hocası Membori’nin dikkatini çeken Kemal Ahmet Arû, hocasının tavsiyesiyle mimarlığı seçer. Mimarlık bölümünde Prof. Egli’nin derslerinden aldığı zevk, kendisini şehircilik konularına yöneltmiştir. Akademiden sonra ressam ve heykeltıraş Günseli Hanım’la 1938’de evlenmiştir.

Türk Hamamları EtüdüArû’nun ilk yayınıdır. Bu çalışma doğrudan şehircilikle ilgili olmamakla birlikte, Kemal Ahmet Arû’nun detaylı, geniş kapsamlı, sistematik yaklaşımını göstermesi açısından önemlidir. 1941 tarihinde doçentlik sınavında savunulmuştur. Kendi döneminde konuyla ilgili yeterli Türkçe kaynak olmadığı için (çoğunlukla Almanca) yabancı kaynaklardan bulduğu bilgilerle bu eseri hazırlamıştır.

1943’te Bina Kürsüsü’ne doçent olarak tayin edilmiştir. Henüz şehircilik bilimi tam olarak müstakil bir kimlik kazanmamıştır. Prof. Holzmeister’le birlikte derslere ve projelere girmeye başlamıştır. Arû, İngilizce ve Almanca bildiği için II. Dünya Savaşı’ndan sonra Türkiye’ye gelen yabancı hocalara tercümanlık yapmıştır; çok yönlü yetişmesinde bunun büyük katkısı olduğunu belirtmiştir. 1944 yılında Emin Onat’ın da talebiyle Prof. Oelsner’le birlikte şehircilik çalışmalarına görevlendirilir. Kemal Ahmet Arû’nun şehirciliğe yönelmesi esasen bu dönemde olmuştur.

Kemal Ahmet Arû’yu sadece yayınlarıyla değil, uygulama çalışmalarıyla da şehirciliğe ve Türkiye’nin planlanmasına yön veren bir karakter olarak görmekteyiz. Arû’nun ilk uygulamaları Hasanoğlan Köy Enstitüsüne ait birincilik mükâfatını aldığı çalışmada bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’de yedi coğrafi bölgeye 21 köy enstitüsü kurulması çalışmasında da yer almıştır.

1944’te İller Bankası’nın kurulmasından sonra imar planlarının hazırlanmasının diplomalı mimar-mühendislerin sorumluluğuna verilmesiyle birlikte 1945’ten sonra Arû’nun, Türkiye’nin farklı bölgelerindeki il ve ilçelere yönelik hazırlamış olduğu imar planları görülmektedir. Arû, alt ölçekten üst ölçeğe kadar planların farklı görünüşlerini çizerek Türkiye’deki şehircilik çalışmalarında öncülük etmiştir. Arû’nun bir diğer katkısı, yerel dokuyla planı birleştirmeye çalışmasıdır. Mesela Kars için yaptığı planda geleneksel Kars evinden yola çıkarak onu çağa taşımakta ve planı bu değerler üzerine inşa etmektedir. Bu planlarda Arû öncelikle bölgeyi malzeme, teknik ve tasarım açısından analiz etmekte, buna uygun yapı grupları önermektedir.

Kemal Ahmet Arû, Alman hocaların özellikle Oelsner’in de etkisiyle planlarında kademelenmeyi uygulamaktadır. Ulaşım ve yerleşim kademelenmesine dikkat eden Arû, yolların birbirleriyle olan ilişkileri ve yerleşimler arasındaki nüfus dağılımlarını belli bir hiyerarşiye göre tasarlamaktadır. Bu noktada batıda gelişen şehircilik etkisi Arû’nun çalışmalarında da görülmektedir. Bahçe-şehir uygulamaları Levent’te uygulanmıştır. Ayrıca hazırladığı plan çalışmalarında da bu etkiler görülmektedir.

1950’li yıllarda yurtdışında bulunduğu dönemde, Türkiye’deki konut ihtiyacının artmasına muvazi olarak,hocaları kendisini konut araştırmaları yapmaya yönlendirmiştir. Bu çerçevede II. Dünya Savaşından Sonra Garp Avrupası’nda Mesken Telakkisi isimli kitabını hazırlamıştır. Bu eserinde Arû meskene dair; finansman, mimari çözümleme nasıl olur, lojmanların gelir masrafları nasıl karşılanır, kira problemi, amme teşekkülleri nasıl olabilir gibi sorulara cevaplar aramaktadır. Yurtdışına yaptığı seyahatlerle birlikte bol miktarda doküman ve kaynak elde eden Arû, bunları eserinde kullanmış ve farklı ülkelerdeki uygulamaları karşılaştırmalı olarak incelemiştir. Yaptığı bu incelemeler Türkiye’deki uygulamalarına (Levent, Koşuyolu gibi) temeller oluşturmuştur.

İzmir için Gündüz Özdeş’le birlikte hazırladığı plan uluslararası bir yarışmada, uluslararası bir jürinin değerlendirmesiyle birinci seçilmiştir. Bu ödülden sonra Teknik Üniversite senatosu tarafından Üniversite Armağanı’yla ödüllendirilir. Kemal Ahmet Arû’nun meslek uygulamaları içinde adını en çok duyurduğu uygulamalardan birisi Levent projesidir. İstanbul’un konut ihtiyacını esas alarak Emlak Toplu Konut Kredileriyle birlikte ilk uygulamaya 1947 yılında başlanmıştır ve ilk etap 1950 yılında bitirilmiştir. 1. ve 4. Levent olarak bilinen kısımları Kemal Ahmet Arû ve Rebii Gorbon birlikte yapmışlardır. Uygulamalar, bahçe-şehir niteliğinde bahçeli 2-3 katlı binalardan oluşmaktadır. Ucuz konut sağlamak çerçevesinde modern şehircilik kurallarının uygulandığı bir proje olarak öne çıkan Levent uygulaması sonrasında artan taleple birlikte muhit, üst sınıfın ikamet ettiği bir bölge olmuştur.

Arû’nun ikinci önemli konut uygulaması, 1951-1954 yılları arasında yapılan Koşuyolu projesidir. Bu konut projesi de düşük ve orta gelir grubuna mensup kişiler için yapılmıştır. Levent ve Koşuyolu projelerindeki konutlar Emlak Bankası aracılığıyla satılmıştır. Arû’nun diğer bir önemli uygulama çalışması da üniversiteler için hazırladığı kampüs projeleridir. Mesela Erzurum Atatürk Üniversitesi, Diyarbakır Dicle Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi için çizdiği projeler bunlardan birkaçıdır.

Kemal Ahmet Arû imar planları hazırlamış, hazırlanan planların ötesine geçerek şehircilik alanında çalışacak ve plan uygulamaları yapacak şehir plancısı ve mimarlara yönelik Memleketimizde İmar Planı Çalışmaları adlı bir eser hazırlayarak ilk imar planı standartlarını koymuştur.

Prof. Arû 1960 darbesinden sonra 147’ler grubu olarak bilinen akademisyenler içerisinde yer almıştır. Yurtdışında faaliyetlerine devam edebilmek için Stuttgart Teknik Üniversitesi’nde 2 yıl misafir hoca olarak bulunmuştur. Bu süre zarfında Türk şehir dokularına yönelik çalışmalar yapmış ve bir sergi hazırlamıştır. 1998 yılında yayımlanan Türk Kenti kitabının taslakları bu dönemde oluşturulmuştur. Aynı dönemde trafik problemine yönelik Yayalar ve Taşıtlar isimli çalışmasını hazırlamış ve Türkiye’de özellikle İstanbul’da artmakta olan trafik problemine karşı çözüm önerileri sunmuştur. Bu çalışmasında ayrıca yayalaştırılması gereken güzergâhlar hakkında da etütler yapmıştır. 2 yıl sonra tekrar Türkiye’ye dönmüş ve üniversitede çalışmalarına devam etmiştir. Yurtdışında kaldığı sürede gördüklerinin ve çalışmalarının, şehircilik eğitimi ve uygulamaları üzerinde büyük etkisi olduğunu belirtmiştir.

Türkiye’ye döndükten sonra kamunun, üniversitesinin, yerel yönetimlerin içinde bulunduğu bir enstitü kurmak istemiş ve bu çerçevede Şehircilik Konferansları dizisi oluşturmuştur. Sonrasında akademi dışında Şehircilik Enstitüsü’nü kurmuştur. Enstitü, “Türkiye’de şehircilik alanında hem eğitim hem de uygulamalar nasıl gelişebilir?” sorusu çerçevesinde çalışmalar yapmıştır. Bu araştırmaları 1969-1981 yılları arasında bir dizi şeklinde Şehircilik Enstitüsü Dergisi’nde yayınlanmıştır. 1981 yılında YÖK’ün kurulmasıyla birlikte enstitü kapanmış ve farklı isimlerde çalışma birimlerine dönüşmüştür.

1982 yılından sonra çalışmalarına 20 yıl kadar daha devam etmiştir. 1998 yılında Stuttgart’ta bulunduğu dönemde Türk şehirleri üzerine yapmış olduğu sergiyi güncelleyerek Türk Kenti isimli kitabını hazırlamıştır. Son olarak 2001 yılında otobiyografisini kaleme almıştır. 2005 yılında aramızdan ayrılan Arû’nun şehirciliğe getirdiği katkıları Gülersoy’un anlatımıyla dinlediğimiz program, soru ve cevap faslıyla noktalandı.

Daha fazla göster

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir