XIX. Yüzyılda Osmanlı Bağdat’ı: Merkezîleşme ve Modernleşme

Paylaş:

Türkiye Araştırmaları Merkezi Tez-Makale sunumlarının Nisan ayı programında 2006 yılında Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nde 19. yüzyıl Osmanlı Bağdat’ı üzerine bitirdiği doktora teziyle Ceylan, Bağdat vilayetinin modernleşmesi ve merkezîleşmesi sürecindeki politikaları anlattı. Ceylan tezinde genel olarak Bağdat’ın merkezîleşmesi ve modernleşmesinin, hem merkezî devletin bir taşra vilayeti olan Bağdat’ta daha belirgin bir şekilde görünür hale gelmesi hem de modern devlet aygıtlarının Bağdat’ta tesis edilmesi süreçleri olduğunu vurgulamaktadır.Ebubekir Ceylan, Bağdat’ta merkezîleşme sürecini 1831 yılında Kölemen birliklerinin güçlerinin kırılması olayıyla başlatmaktadır. Bu olay daha önce diğer taşra vilayetlerindekine benzer şekilde, Bağdat’ta gücü elinde tutan yerel askerî birliklerin bertaraf edilmesi ve Bağdat’ın yeniden merkeze bağlanmasına yönelikti. Osmanlı hükümeti bu bölgede daha etkili bir denetim kurabilmek için Altıncı Ordu’yu burada tesis etti. Bunun yanında, Ceylan genel bir Tanzimat politikası olarak eyaletlerdeki valilerin yetkilerinin sınırlanmasının ve Bağdat’ın İstanbul’la bağlantısının doğrudan sağlanmasının amaçlandığını belirtmektedir.19. yüzyılda Mithat Paşa’dan önceki valilerin Bağdat’taki idarelerinin olumsuz olarak tavsif edilmesine ve Mithat Paşa yönetimiyle de Bağdat’ın modernleşmesinin gerçekleştirildiğine dair mevcut literatürde yer alan iddialara karşı Ceylan, Bağdat’ta merkezîleşme ve modernleşme süreçlerinde, Mithat Paşa’dan önceki valilerin dönemlerinde ortaya konulan politikaların önemini vurgulamaktadır. Her ne kadar, bir karşılaştırma yapıldığında Bağdat’ın modernleşmesinde Mithat Paşa döneminin öncekilerden daha etkili olduğu ileri sürülebilse de, önceki dönemde Namık Paşa gibi valilerin reform çabaları da göz ardı edilmemelidir.İstanbul’dan sonra ikinci en fazla yabancı nüfusu barındıran Bağdat, 1844 yılında fiilî olarak Tanzimat’a dahil oldu. Aşiretlere yönelik uzlaşma teklifi, vilayet idarelerine eklemleme ve mekân gösterme gibi iskân politikaları, Bağdat ve çevresinde devlet aygıtlarının toplumun katmanlarına nüfuzunu kolaylaştıran unsurlardı. Buna ilaveten, Bağdat’ta Altıncı Ordu’nun kurulması ve tayin edilen valilerin aynı zamanda askerî rütbe sahibi kimselerden olması, aşiretlerin iskânı ve stratejik olarak İran’a karşı Bağdat’ın önemli bir vilayet olarak algılanması da sözkonusudur.Ceylan, Rüşdiye Mekteplerinin kurulmasını, belediye teşkilâtının tesis edilmesini, telgraf ve demiryollarının inşa edilmesini Bağdat’ın modernleşmesi sürecine yardım eden gelişmeler arasında saymaktadır. 1858 Arazi Kanunnamesi’nin bölgede uygulanması çabasıyla da devletin, daha önce aşiretlerin ortak kullanımına dayanan toprak ekimini bireysel baza indirerek hem aşiret yapılarını zayıflatmak hem de tarımın daha yaygınlık kazanmasını amaçladığını dile getirmektedir.Bağdat’ın modernleşme ve merkezîleşme sürecine herhangi bir tepkinin gelip gelmediği şeklindeki bir soruya, Ceylan, genel olarak telgraf tellerinin aşiretler tarafından kesilmesi gibi basit gösteriler dışında, önemli bir tepkinin gelmediği cevabını verdi. Bu tez çalışmasında yerel kaynaklardan hangilerini kullandığı sorusuna yönelik de, yarı resmî bir karakterde, hem Osmanlıca hem de Arapça yazıların yer aldığı Zevra‘ gazetesini zikretti. Yabancı nüfusun fazla olmasının bu süreçte ne gibi rol oynadığı şeklindeki başka bir soruya verdiği yanıtta ise İngilizlerin özellikle Mithat Paşa’nın Bağdat’a vali olarak atanmasına sevindiklerini ve İngiliz hükümetinin Mithat Paşa’yı İran’a karşı desteklediğini vurguladı.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir