Türkiye’de İktisat Çalışmaları

Paylaş:

Yıl 1961. Her üniversitenin kendi sınavını kendisinin yaptığı üniversiteye giriş sınavları sisteminin son kez uygulandığı yıl üniversite sınavlarına girer İlker Parasız. İstanbul’da Çapa Tıp Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İÜ İktisat Fakültesi, Orman Fakültesi, Güzel Sanatlar Akademisi ve İTÜ Makine Bölümü sınavları için müracaat eden Parasız, şuan Kütahya’da doktor olan bir arkadaşı vasıtasıyla AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesine de, dokuz fotoğraf, 15 lira ile kaydını yaptırır. Parasız’ın başvurduğu bu fakülteler arasında ilk sınavı, 27 Eylül 1961’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi yapar. Burada Parasız, hem test hem de klasik usulde sınava girer. Sözkonusu ilk test sınavı Antepli bir hoca olan Cemal Mıhçıoğlu tarafından yapılır . Parasız’a göre bu, bugünkü üniversite sınavlarının ilk prototipidir.

İstanbul’daki fakültelerin sınavları devam ederken, Ekim başında, Ankara Siyasal’ı kazandığı bilgisi gelir. İstanbul’daki sınavların neticelerinin ne olacağını bilmediği için Ankara Siyasal’a kaydını yaptırır. İTÜ ve Güzel Sanatlar hariç İstanbul’da girdiği diğer sınavları da kazanan Parasız, annesi tıp okumasını istemesine rağmen, Siyasal’ı tercih eder. Bu serüven onun, başlangıçta hiç düşünmediği halde, gelecekte bir “iktisatçı” oluşuna zemin hazırlar.

1943 yılında Kütahya’da doğan Parasız’ın babası devlet demir yollarında çalışan bir memurdur. Önceleri, Haydar Paşa 1. İşletme Balıkesir’de olduğu için burada görev yapan babasının memuriyeti dolayısıyla 1946’da İstanbul’a taşınırlar. Eğitimine Acıbadem’de İkbaliye İlköğretim okulunda başlayan Parasız, 1952’de babasının vefatı üzerine, ailesiyle birlikte ilk, orta ve liseyi tamamladığı Kütahya’ya döner. Vefat ettiğinde 13 sene 7 aylık bir memuriyeti bulunan babasının memuriyet süresi 15 yılı doldurmadığı için kendilerine aylık bağlanmaz. Cüzi bir gelirle geçinmek durumunda kalırlar. 1946 yılında, memleketi Aydın’dan seçilemeyen ancak yoklama sistemi gereği ikinci bir yerden;  Kütahya’dan da aday olan ve Kütahya milletvekili olarak meclise giren Adnan Menderes’in ve DP iktidarının yürürlükte olduğu yıllar Parasız’ın da çocukluk ve gençlik yıllarıdır.   

Bir iktisatçı olarak bu yılları şöyle tasvir ediyor Parasız: Efsane para meşhur mor binliğin köylünün cebine girdiği yıllardır bu yıllar. Ekonomide, Keynesyen politikaların izlendiği, dolayısıyla her talebin kendi arzını yarattığı hipotezinin benimsendiği bu yıllarda, dünyada buğday fiyatları 26 kuruşken Türkiye’de 46 kuruştur. Kore Savaşı nedeniyle de pamuk üreticisinin cebine büyük miktarlarda para girmektedir. 1948’den itibaren Marshall yardımı da alınır. 1954’e kadar durum iyi gider. Ancak bu tarihten itibaren döviz dar boğazı ve enflasyon baş gösterir. Parasız’ın tabiriyle, paraların eridiği bir dönemdir bu dönem ve Parasız ailesi de geçimini az bir para ve kira geliri dışında ayni olarak tedarik edebilmektedir.

Parasız’ın üniversiteye başladığı yıl; 17 Eylül 1961’de, Adnan Menderes idam edilir. Adnan Menderes’in oğlu Mutlu Menderes de aynı yıl Ankara Siyasal’a girmiştir. İbrahim Yasa (Sosyoloji hocası), Turan Güneş (İdare hukuku hocası), Feyyaz Gölcüklü (ceza hukuku hocası), Sadun Aren (İktisat hocası), Bahri Savcı (hukuk), Seha Meray (devletler hukuku), Cumhur Ferman (İşletme), Sadık Baklavacıoğlu (Türk vergi sistemi) ve Alpaslan Işıklı (seminer hocası; Türkiye’de sendikacılık alanında uzman) gibi döneminin önemli isimleri Parasız’ın hocaları arasındadır. Fakültedeki öğrenci profilini de ikiye ayırır Parasız: Biri kendisi gibi Anadolu’dan gelmiş öğrencilerden oluşan Anadolu grubu; diğeri, çoğu GS, Robert Kolej, Tarsus Amerikan Koleji, TED Ankara Koleji, Talas Amerikan Koleji. Arnavutköy Kız Lisesi mezunu İstanbullular ve kolejliler grubu: Ünal Aysal, Savaş Manço, Hasan Cemal, Deniz Gökçe, Hıncal Uluç, Yılmaz Akyüz vd. Derslerde bu iki gruptan en çok kolejlilerin sesi çıkardı, diyor Parasız. 

24 Şubat 1967’de evlenen Parasız, yüksek eğitimi için 1967 Nisanında Fransa’ya gider. Yüksek lisans ve doktora eğitimini burada Montpellier Üniversitesi Hukuk ve Ekonomi Fakültesinde tamamlar. Çocukluk ve gençlik yıllarının iktisat politikaları, onun akademik kariyerinde de belirleyici bir role sahip gibidir. Menderes döneminde ekonomide izlenen talep yönlü iktisat politikaları nedeniyle Türk ekonomisi 4 Ağustos 1958’de devalüasyon yapmak zorunda kalmıştır. 7 Eylül 1946’da 1 dolar 130 kuruşken 7 Eylül 1947den 58’e 1dolar 280kr.; 58’deki devalüasyonla da 9 lira olur. Bu iktisadi gelişim Parasız’ın ilgisini çeker ve hocası Robert Badouin’in danışmanlığında yüksek lisans tezini 4 Ağustos 1958 kararları; doktora tezini ise Türkiye’de enflasyon konusu üzerine yapar.

1970’te iktisat sahasında Parasız’ın deyimiyle bir devrim yaşanır. Robert Lucas’ın rasyonel beklentiler teorisi 70’lerde iktisada uygulanmaya başlanır ve iktisat alan değiştirir. Öncesinde uyarlayıcı, adaptif, bağımsız bir beklenti varken 70’te bu, sistematikleşir. Bundan önce iki ana akım vardır: Bir tarafta klasik akım (neo-klasik, monetarist ekol)  ve diğer tarafta Keynesyen akım (neo-Keynesyen, post Keynesyen, dengesizlikçi Keynesyen ekol). 1970’te Robert Lucas’ın başlattığı new/yeni klasik iktisat ile bu iki ana akımın devri kapanır. 1980’den itibaren de yeni/new Keynesyen iktisat görülür. Böylece 70’te “rasyonel beklentiler” ana akım olarak devreye girmiştir. 70’li yılların bir başka ilginç tarafı, 1973’te dünya petrol fiyatları 4 kat; 1979’da ise iki kat artar. 1980 başına gelindiğinde dünya petrol fiyatları 8 kat artmış olur. Bu, stagflasyonist bir etki yaratır. Hem enflasyon hem de işsizlik aynı anda yaşanır. Türkiye’de de muazzam bir döviz darboğazı baş gösterir. Bunu aşmak için işçi dövizlerini yurtiçine çekecek yöntemlere başvurulur. Özellikle Almanya’daki Türk işçilerin yüksek faizle Almanya’dan paralarını Türkiye’ye getirmesi teşvik edilir. Merkez bankası bünyesinde, dövize çevrilebilir mevduat hesabı oluşturulur. 

Ekonomide bu tür gelişmelerin yaşandığı yıllarda; 1972’de Türkiye’ye döner, Parasız. İlk memuriyet yeri Erzurum’dur. Ancak kendisi akademiyi tercih etmektedir. Eskişehir Akademisinde açık kadro bulunmadığından, Milli Eğitim Bakanlığındaki bir görevlinin haberdar etmesi üzerine, o sırada yeni açılan, Bursa Akademisine başvurur ve göreve başlar. Akademi başkanı Vural Fuat Savaş’tır. Akademiye yurtdışından da öğretim üyesi alınır. Yusuf Ziya Binatlı da buradadır. 1975’te doçent olur. 75 yılı bir başka gelişmenin de yaşandığı yıldır; İmam Hatip mezunlarının akademiye alınmasına karar verilir. Böylece 75 yılı sınavlarında İmam Hatipliler Akademiye gelirler. 1979’da Nazım Ekren, sonraki yıl Mustafa Aykaç, Şevki Yılmaz ve Ramiz Ongun gibi isimler Bursa Akademisine girerler. 1980’de profesör olan Parasız 2000’li yıllarda GS Üniversitesi’nde de ders vermeye başlar ve bir yandan da Merkez Bankası idare kurulu üyeliğine seçilir.

Daha fazla göster

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir