Siyonist Arkeoloji ve Kudüs’ün Yahudileşmesi

Paylaş:

Abdelrazek Matani: Mezarlıkların yok edilmesi ise yerleşim yerlerinin kime ait olduğuna dair hafızayı ve hukuki statüsünü silerek İsrail’in ilhakına hukuki bir statü vermeyi amaçlıyor.

Küresel Araştırmalar Merkezi’nin Şubat ayında Özel Etkinlik konuşma dizisi çerçevesinde arkeolog Abdelrazek Matani’yi konuk etti. Matani, “Siyonist Arkeoloji ve Kudüs’ün Yahudileştirilmesi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Matani sunumda Filistin meselesini arkeoloji ve hafıza siyaseti perspektifinden ele aldı.

Filistin’in, İsrail’in kurulduğu yıl olan 1948’den bu yana arkeolojik dönüşümünü tasvir eden Matani, özellikle bu tarihten önceki İngiliz işgali ve bunun Filistin’in tarihi dokusunda meydana getirdiği tahribata dair bir arkaplan sundu ve yapılan tahribat ve dönüşüm konusundaki tarihsel süreklilikleri vurguladı. 1948 ve sonrasında İsrail’in kısım kısım Filistin’i işgal etmesiyle beraber ele geçirdiği köylerdeki tarihi dokuyu nasıl dönüştürdüğünü ve ciddi bir nüfus hareketi başlattığını örneklerle açıklamaya çalıştı. Konuşmacı, kolektif hafızayı taşıyan yapılar olarak özellikle tarihi camiler, mezarlıklar, türbeler ve okulların nasıl yıkıldığını görsel örnekler eşliğinde anlattı. Matani’nin örnekleri arasında dikkat çeken unsurlardan biri de yıkılan eserler arasında Sultan 2. Abdülhamit ve Sultan Süleyman gibi Osmanlı padişahlarının inşa ettirdiği yapılar ve camiler bulunmasıdır. Öte yandan, tüm bunlar olurken, İsrail’in bölgede yer alan Hristiyan ibadet mekânlarına ve tarihi eserlerine dokunmadığı tespitinde bulundu. Bu tahribatlar ise çoğunlukla bölgenin askeri alan ilan edilerek, yani güvenlikleştirilerek yereldeki unsurların dahlini engelleme yoluyla yapıldığını belirtti. Ayrıca sahte raporlar yayınlanarak da kamuoyunun manipülasyonu sağlanmaktadır. Mezarlıkların yok edilmesi ise yerleşim yerlerinin kime ait olduğuna dair hafızayı ve hukuki statüsünü silerek İsrail’in ilhakına hukuki bir statü vermeyi amaçlıyor. Bu da söz konusu alanların daha önce Yahudilere ait olduğunu ve Müslümanların bu bölgeleri Romalılardan alarak inşa ettiğine dair kanıtlar sunarak yapılmaktadır. Matani ayrıca İsrail’de yapılan akademik çalışmalarda ise odağın sadece sanat tarihiyle sınırlı bırakıldığı ve siyasi veya başka boyutlara bilinçli olarak değinilmediğini belirtti. Ayrıca yazılan tarih ve arkeoloji kitaplarında ve raporlarda ise Bizans ve Roma İmparatorluğu’ndan bahsedilmekte ve İslam devletlerine dair herhangi bir referansta bulunulmamaktadır. Bu sayede bölgenin İslami geçmişi en küçük kalıntılara değin silinmek, ortadan kaldırılmak istenmektedir.

Bu tip örnekler Filistinli Müslümanların kimlik ve tarihi hafızasının bilinçli olarak yok edildiğine yönelik arkeolojik açıdan kanıtlar sunmaktadır. İlginç olan ise tüm bu yıkımlar ve tahribatlar gerçekleşirken uluslararası camiadan herhangi bir ses çıkmamış olmasıdır. Başka bir deyişle, uluslararası toplum devletlerarası dengeleri gözetmekten konunun insani ve kültürel boyutunu görmezden gelme tavrını sürdürmektedir.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir