Kültürel Miras Yönetimi’nde Paydaş İşbirliği Pratiklerini Anlamak: Maritime Greenwich Örneği

Paylaş:

Sanat Araştırmaları Merkezi, Ekim ayında Kırkambar Tez-Makale programı kapsamında Ömer Faruk Yeni’yi konuk etti. Yeni, Middlesex University London’da Sanat Yönetimi bölümünde tamamladığı, “Kültürel Miras Yönetimi’nde Paydaş İşbirliği Pratiklerini Anlamak: Maritime Greenwich Örneği” isimli tezini katılımcılara sundu.

Ömer Faruk Yeni, sunumuna kültürel miras turizmi derken ne kastedildiğini ve araştırmasının içeriğini açıklayarak başladı. Kültürel miras turizmi müzeler, tarihi nitelikteki saraylar ve köşkler, katedraller, mimari şaheserler gibi kendi içinde çeşitlilik gösteren yerlere yönelik ziyaretler ve etkinlikler bütünü olarak kabul ediliyor. Özellikle UNESCO Dünya Mirası Alanları en değerli ve en çok ziyaretçi çeken destinasyonlardan. Bu sit alanlarının sayısı dünyada bini geçiyor. Tezin konusu olan Maritime Greenwich de bu alanlardan bir tanesi. İngiltere’de kültür ve sanatta ciddi fon kesintilerinin yaşandığı bir dönemde Maritime Greenwich’in miras turizmini geliştirecek yeni ve sürdürülebilir bir sistem amacıyla işbirlikçi çalışma yöntemi kullanılıyor. Ömer Faruk Yeni, araştırmasında bu yöntemin temel motivasyonlarını anlamaya çalışmış. Yapılan saha araştırmasıyla işbirlikçi kuruluşların birlikte çalışmaya dair ne düşündükleri, bu duruma nasıl bir anlam verdikleri ve kendi tecrübelerinde elde ettikleri sonuçlar ele alınmış.

Kültürel Miras Turizminde, son dönemde işbirlikçi çalışma modellerine gösterilen ilgi oldukça fazla. Bu ilginin temelinde, kurumların ve sivil inisiyatiflerin tek başlarınayken elde edemediği ortak değer ve faydalara ulaşma isteği yer alıyor. İki kavram, konservasyon odaklı kültürel miras ve iş odaklı, ekonomik hedefleri olan turizm, birbiriyle çatışıyor gibi algılansa da yakından ilişkili olduklarını not etmekte fayda var diyor Ömer Faruk Yeni. Kültürel miras yönetimi ve turizmde kalkınma arasındaki işbirliği yaklaşımları, sektörün ve bahsi geçen bölgenin uzun dönemli sürdürülebilirliği bağlamında değerlendiriliyor. Dolayısıyla kültürel miras turizminin dinamikleri de genel turizmden farklı ve paydaş işbirliği de bu noktada önem kazanıyor. Paydaş işbirliği, daha demokratik bir yönetim anlayışı inşa ederek ortak başarılar elde etmek amacıyla örgütsel, sektörel ve hatta ulusal sınırlar arasında işbirliği içinde çalışma anlamına geliyor ve yerel halk, eğitim kurumları da dahil tüm elemanlarını tanıyan bir yönetim anlayışı vadediyor. Araştırma İngiltere’de yapıldığı için İngiltere özelinde açıklıyor durumu Ömer Faruk Yeni. 2010 yılı ve sonrasında yaşanan bütçe kesintilerinin kuruluşları yeni ve yaratıcı çalışma yöntemleri arayışına itmesiyle paydaş işbirliği yaklaşımı kültür kurumları için hayati bir öneme sahip olmuş.

Paydaş işbirliği pratikleri temelde sürdürülebilir kalkınma amacının bir sonucu. Ömer Faruk Yeni, somut ve somut olmayan kültürel miras varlıklarının korunarak nesilden nesle aktarılmasının ve turizmin ekonomik katkılarının bir bütün olarak sürdürülebilir kalkınma amacına hizmet ettiğini ifade ediyor ve İngiliz hükümetinin dört temel sürdürülebilirlik hedefini anlatarak sunumuna devam ediyor. Bunlardan ilki, sosyal eşitlik ve ilerleme. Etnik ve kültürel kimlik çeşitliliklerinin fazla olduğu İngiltere’de vatandaşın kültür varlıklarına sınıfsal fark gözetmeksizin eşit ulaşımı amaçlanıyor. Diğer hedeflerse çevresel koruma, doğal kaynaklara sahip çıkılması ve istikrarlı ekonomik büyüme olarak belirtiliyor. Yeni, araştırmasında tüm bunları Maritime Greenwich örneği üzerinden okumuş.

Greenwich, genelde başlangıç meridyeninin geçtiği bölge olarak bilinse de Birleşik Krallık’ın en önemli miras alanlarından ve Royal Borough diye anılan az sayıdaki kraliyet beldelerinden biri. Londra’nın güney doğusunda ve Londra’ya yaklaşık yarım saat uzaklıkta olan bölgeye metroyla veya Thames Nehri üzerinden ulaşmak mümkün. 1997’de UNESCO Dünya Miras Alanı ilan edilen bölge müzeleri, üniversitesi, parkları ve tarihi yapılarıyla zengin bir alan ve bu alanda sürdürülebilir kalkınmayı “Visit Greenwich” adında kâr amacı gütmeyen bir şirket sağlamaya çalışıyor. Paydaş işbirliği pratiklerini uygulayarak kamu-özel işbirliği yapısını oluşturan ve aynı zamanda halk yararına çalışan bir nevi çatı kuruluşu halini almış Visit Greenwich.

Maritime Greenwich’te önemli görülen ve yakın tarihe kadar birbirinden bağımsız, kendi kurumsal yapıları içinde hareket eden Kraliyet Gözlem Evi, Cutty Sark ve Ulusal Deniz Müzesi gibi yapıların kraliyetle ilişkileri baz alınarak kurumsal kimlik çalışması yapılmış ve bir bütünlük algısı oluşturulmuş. Aslında bu yapıların yönetim şekilleri birbirinden oldukça farklı. Örneğin Cutty Sark özel bir müze ve ücretli. Ulusal Deniz Müzesi ise bir devlet müzesi. Paydaş kurumların büyüklükleri arasında da farklılıklar var. Queens House gibi çok küçük ölçekli bir yapı da bu çatı altında ama yerel ve uluslararası düzeyde hedeflenenlere ulaşabilmek için her bir paydaşın karar alma ve uygulama süreçlerinde ortak bir anlayışta birleşmesi gerekiyor. Tüm bu süreçte, strateji geliştirilmesi ve pazarlama konularında Visit Greenwich bu yapının destinasyon yönetimini sağlıyor. Kendi iş modelini kuran, bölgenin ziyaretçi araştırmasını yaparak ona göre etkinlikler, kurgular hazırlayan, bölgenin çevre bölgelerden farklılaşan özelliklerini ele alarak bu özellikler üzerine çalışan bir yapıdan bahsediyoruz. Örneğin; kraliyet parkları ve manzarasıyla çocuklu ailelerin tercih ettiği bölgede, çocuklara yönelik etkinlikler ön planda tutuluyor. Maritime Greenwich’e deniz yolu ulaşımı sağlayan Thames Clippers isimli şirketle başlayarak müzelerin bir kurgu kapsamında etkinlikler dizisiyle gezdirildiği indirimli bilet olanakları sağlanıyor. Böylece herkesin faydasına bir sistem amaçlanıyor.

Ömer Faruk Yeni, araştırmasında farklı statüdeki on farklı paydaş kurum yöneticisiyle ayrı ayrı yaklaşık kırk dakika süren mülakatlar yapmış. İki kraliyet müzesi, bir bağımsız müze, iki miras kuruluşu, bir tarihi market, iki eğlence şirketi, bir kamu-özel işbirliği ve bir sivil kuruluşla görüşmüş. Her yöneticiye sorduğu on soruyla paydaş işbirliğinin tüm yönlerini pratikler üzerinden keşfetmeyi amaçlamış. İlk olarak Dünya Miras Alanı olmanın anlamı sorulmuş yöneticilere. Kimileri kurallar ve düzenlemeler açısından bakarken kimileri de uluslararası bir tanınma sembolü, marka olarak ifade etmiş. Paydaşlık ve işbirliğinin anlamı sorulduğunda daha fazlasını elde etmek için birlikte çalışmak ve ziyaretçilere daha iyi fırsatlar sunabilmek cevabını vermişler. Burada bir kurumun kendi menfaati dışında çevredeki kurumların da menfaatlerinin gözetilmesinin bilgi, vizyon ve fikir paylaşımı gibi ciddi karşılıkları olduğunu söylüyor. Bu işbirliğindeki çalışma motivasyonları da sorulmuş yöneticilere. Bilet satışlarının ve görünürlüğün artması, paydaşlarla ilişkileri geliştirme motivasyonlar arasında yer almış. Bu işbirliğinin avantajları olsa da zorlukları da var. Paydaş kurumlar farklı gündemlere sahip. Farklı büyüklükte kurumlar olduğu için ortak planlamalarda sıkıntılar yaşanıyor. Küçük ölçekli paydaşların uyum sağlamakta zorlanıyor olması da bir diğer önemli nokta. Bu zorlukları aşarken ise düzenli ve derinlemesine görüşmelerden, diyalog artırıcı platformlardan faydalanmışlar.

Paydaş işbirliği modeli Visit Greenwich çatısı altında toplanan bütün paydaşlar için hayati bir önemde. Paydaş olmak ve ortak amaçlar edinmek bir çok insan ve kurum için zor çünkü önyargılar ve farkındalık eksikliği mevcut. Yine de büyük kuruluşlar için daha kolay bir durum. Yeni, çalışmasının sonucunda paydaşların bu işbirliğini ciddi bir potansiyel çalışma metodu olarak gördüğünün anlaşıldığını ve işbirliğine katılamayanlar için bile ilham verici olduğunu söyleyerek sunumunu sonlandırıyor. Maritime Greenwich’teki paydaşlara ve yapılan etkinliklere dair daha fazlasını öğrenmek isteyenler Visit Greenwich’in internet sitesini ziyaret edebilir.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir