Super Mario ne biçim bir oyun

Paylaş:

Sene M.S. 1991-92’ler filan. Bu hakir o sıralar çiçeği burnunda bir asker de değil. Askerliğini yapalı bir 5-6 sene de olmuş. E o zaman lafa niçin böyle başladın diyenleriniz olabilir, olacaktır, olmalıdır. Ne diyelim lâf olsun, torba dolsun, gazamız mübarek, reytingimiz yüksek olsun.
Neyse efendim, işte sene 91-92’ler. Oyun oynamaktan hoşlandığımı bilen gazeteci bir arkadaş elinde acaip bir alet, çıktı geldi. “Atar” dedi, “Gel atari oynayalım”. Gerçi küçükken Apaçicilik oynardık ama bu atari o mudur değil midir pek anlamadım. “Ne oynayacağız?” diye sordum. “Mario” dedi. “Ne Mariosu?” dedim. “Süper Mario” dedi. İçimden bir “la havle” çektim. Haydi Süpermeni, Batmen’i, Beymen’i duymuş okumuşluğumuz var ama bu Mario’yu tanımam etmem. “Eşşek kadar adam olmuşuz uzun eşek, birdir bir, yakan top oynayacak değiliz ya. Oyunun bir defa da bilgisayarlısını oynayalım, çağa uyalım, çağdaş olalım, muasır veletler seviyesine ulaşalım” diye geçirdim içimden. “İyi tamam” dedim, “Ne biçim şeymiş bakalım bu Mario.” Arkadaş adaptörü fişe taktı, TV anten girişine soketi geçirdi. Aletin tuşunu “on”a getirdi. Coy-stiğin düğmesine bastı.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir