Pı­nar Ya­yın­la­rı

Paylaş:

Tür­ki­ye Araş­tır­ma­la­rı Mer­ke­zi, Tür­ki­ye araş­tır­ma­la­rı bün­ye­sin­de de­ğer­len­di­ri­le­bi­le­cek, Tür­ki­ye üze­ri­ne ya­yın ya­pan der­gi ve ya­yı­nev­le­riy­le Tür­ki­ye’ye da­ir ya­yın­cı­lık yap­ma­nın prob­lem­le­ri­ni, bu­gü­nü­nü ve ge­le­ce­ği­ni tar­tış­ma­ya de­vam edi­yor. Bu min­val üze­re dü­zen­le­nen TAM Soh­bet prog­ra­mı­nın üçün­cü ko­nu­ğu Pı­nar Ya­yın­la­rı’ndan Ce­vat Öz­ka­ya idi. Söy­le­şi­de Pı­nar Ya­yın­la­rı­nın ku­ru­lu­şun­dan, dö­ne­min si­ya­sî şart­la­rı­na uza­nan bir se­rü­ve­ni din­le­me im­kâ­nı bul­duk.Öz­ka­ya, ön­ce­lik­le ya­yın­cı­lık ma­ce­ra­la­rı­nın na­sıl bir se­rü­ven ta­kip et­ti­ğin­den bah­set­ti. “Ya­yın­cı ola­lım” di­ye ya­yın­cı­lı­ğa baş­la­ma­dık­la­rı­nı ifa­de eden Öz­ka­ya’nın vur­gu­la­dı­ğı üze­re “ya­yın­cı­lık”la­rı as­lın­da, 1980 ön­ce­si sü­reç­te Tür­ki­ye’de­ki grup­laş­ma­la­rın bir so­nu­cuy­du. Öz­ka­ya, o dö­nem­de, 64’ler­de bir öğ­ren­ci ha­re­ke­ti şek­lin­de baş­la­yan ve dev­let­le bir bi­çim­de bağ­lan­tı­la­rı bu­lu­nan Ye­ni­den Mil­li Mü­ca­de­le Ha­re­ke­ti için­de ol­duk­la­rı­nı be­lirt­ti.Ya­yın­cı­lık fa­ali­ye­tin­den ön­ce bir sü­re öğ­ret­men­lik ya­pan Öz­ka­ya, İs­tan­bul’a gel­dik­ten son­ra bir an­lam­da ken­di­ni ya­yın dün­ya­sı­nın için­de bul­muş. Ko­nuş­ma­sı­na 80 İh­ti­la­li­nin ya­yın dün­ya­sın­da bı­rak­tı­ğı et­ki­le­re da­ir il­gi çe­ki­ci tes­pit­ler­le de­vam eden Öz­ka­ya’ya gö­re, o dö­nem­de dar­be yan­lı­sı ol­ma­yan in­san­lar bi­le dar­be bek­le­me­ye baş­la­mış­lar­dı. Çün­kü, ço­cu­ğu­nu oku­la gön­de­ren an­ne-ba­ba, ço­cu­ğu­nun eve sağ­lam dön­me­si­ni is­ti­yor­du. Ko­nu­ğu­muz, dar­be­nin ya­yın dün­ya­sıy­la iliş­ki­si­ni de şu şe­kil­de di­le ge­tir­di:“Bi­zim ha­re­ke­ti­miz­de de o dö­nem­de bir sar­sın­tı baş­la­dı. Biz o dö­nem­de Ye­ni Or­tam di­ye bir ga­ze­te çı­kar­dık. Ay­nı dö­nem­de Bi­zim Ana­do­lu ga­ze­te­si var, Ye­ni As­ya var, Ba­bıâ­li’de Sa­bah var. Ne­cip Fa­zıl­lar, İr­fan Ata­gül ağa­bey­ler vs. var ca­mia­da. Fa­kat ‘bi­zim’ di­ye­bi­le­ce­ği­niz ba­sı­nın hep­si­ni top­la­san öbür ba­sı­nın on­da bi­ri­ne bi­le denk gel­mi­yor­du. Bi­zim genç­li­ği­miz İn­kı­lab, Aka ve Rem­zi ya­yı­nev­le­ri­nin ki­tap­la­rıy­la geç­ti. Biz de bu ba­sın ha­ya­tı­na gir­mek is­ti­yor­duk. Ga­ze­te çı­kar­ma­ya gü­cü­müz yok­tu ama ya­yın yap­tı­ra­bi­lir­dik. Böy­le dü­şü­nü­yor­duk. İn­san­lar bu­nun için pa­ra­sal yar­dım­da bu­lun­du­lar. Bu in­san­la­rın ço­ğu şir­ke­tin or­ta­ğı bi­le ol­ma­dı, sa­de­ce pa­ra­sal yar­dım et­ti. Biz­de ki­tap as­lın­da teb­liğ va­sı­ta­sı­dır ve teb­li­ğe ko­nu olan bir şe­yin pa­ra ile sa­tıl­ma­sı da bi­zim alı­şık ol­du­ğu­muz bir şey de­ğil­dir. An­cak in­san­la­rın nez­din­de ki­ta­bı kıy­met­li ha­le ge­tir­me­nin yo­lu ki­ta­bı pa­ray­la sat­mak­tı. Ha­re­ket gev­şe­me­ye baş­la­dı­ğın­da ise çok faz­la ken­di ken­di­mi­ze kal­dı­ğı­mı­zı fark et­tik. MTTB ile bi­na­mız kar­şı kar­şı­ya ol­du­ğu hal­de hiç­bir MTTB’li ar­ka­da­şı ta­nı­ma­dı­ğı­mı fark et­tim. Bu sa­de­ce bi­zim için böy­le de­ğil­di, her grup ken­di için­de dö­nü­yor­du. Ama ih­ti­lal­den son­ra et­ra­fı­mız­da­ki hal­ka­lar yı­kı­lın­ca su­dan çık­mış ba­lı­ğa dön­dük ve bir da­ğıl­ma sü­re­ci baş­la­dı. Biz de o da­ğıl­ma sü­re­cin­de, Ana­do­lu’ya gi­de­cek olan bu ar­ka­daş­la­rı en azın­dan iyi iş­ler ya­pan ar­ka­daş­lar ola­rak gön­de­re­lim is­te­dik. Bi­ri­le­ri­ne bir şey­ler an­la­ta­lım is­te­dik ve bu dü­şün­ce­miz bir ki­ta­pe­vi kur­may­la ken­di­ni ger­çek­leş­tir­di. Ora­ya genç­ler ge­lir, der­le­nir to­par­la­nır ya­yı­ne­vi de ken­di­ni de­vam et­tir­miş olur, di­ye dü­şün­dük. Bu şe­kil­de baş­la­dık.”Öz­ka­ya, ko­nuş­ma­sı­na ya­yı­ne­vi çev­re­sin­den isim­le­re da­ir ha­tı­ra­la­rı­nı pay­la­şa­rak de­vam et­ti. Söy­le­şi, so­ru ce­vap fas­lıy­la ni­ha­yet bul­du.

Daha fazla göster

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir