Hatıralarla Yakın Tarih-13: Muhammed Ferid, Mısır Mısırlılarındır

Paylaş:

Türkiye Araştırmaları Merkezi’nin Mayıs ayındaki Hatıralarla Yakın Tarih okumalarında Muhammed Ferid’in Mısır Mısırlılarındır1adlı hatıratını ele aldık. Türk asıllı Mısırlı siyasetçi M. Ferid’in (1868-1919), vatanı Mısır’ı, 1882’de gerçekleşen İngiliz işgalinden kurtarmak uğrunda verdiği ömür boyu mücadeleyi okurken; Mısır, Osmanlı, İngiltere üçgeninde dönemin dünya siyaset sahnesinde olup bitenlere yakından tanıklık ediyoruz. İngiliz işgali altındaki Mısır’ın siyasî yapısı, Mısır hidivi, partiler ve diğer güç sahiplerinin İngiltere, Osmanlı ve diğer Avrupa devletleriyle ilişkileri hakkında detaylı malumat içeren hatırat, II. Abdülhamid’in “İttihâd-ı İslâm” siyasetinden İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin (İTC) ‘Türkçülük’üne uzanan süreçte M. Ferid’in ve mensubu olduğu el-Hizbü’l-Vatani’nin İngiliz işgaline karşı Osmanlı hilafetine dayanan mücadelesini ve bu sürecin dönüm noktalarını gözler önüne seriyor.2M. Ferid, Mısır’da hukuk eğitimi alıyor ve 1904’e kadar bu alanda görev yapıyor. 1904’te, “Mısır Mısırlılarındır” sloganıyla İngiliz işgaline karşı direniş gösteren, Osmanlı hilafeti ve İttihâd-ı İslâm taraftarı Mısır Milli Hareketi bünyesinde siyasete adım atıyor. 1908-1912 arası dönemde, bu hareketin siyasî organı el-Hizbü’l-Vatani’nin Mustafa Kamil’den sonraki başkanı oluyor. Mısır’da Millet Meclisi kurmayı ve Anayasa ilanını hedefliyor. Mücadelesini, vefat ettiği 1919 yılına dek sürdüren M. Ferid, Mısır’ın İngiliz işgalinden kurtarılması ve Osmanlı’ya bağlılığın güçlendirilmesi için çalışıyor.3 Bu amaca hizmet edecekse, hidivlerle uzlaşı yolları aramaktan da geri durmuyor.1912’de siyasî sebeplerle Mısır’dan ayrılarak, bir süre İstanbul’da ikamet ettikten sonra Avrupa’ya yerleşen M. Ferid, Mısır’ın İngiliz işgalinden kurtarılmasına yönelik yoğun faaliyetlerini burada da sürdürüyor. 1912 Cenevre Umumi Barış Kongresi’nde İngilizlerin Mısır’ı işgalinin meşru olmadığına dair bir kararın çıkmasını sağlıyor. 1913’te Cenevre’de Terakki’l-İslâm ve Avrupa’da okuyan Mısırlı öğrencileri çatısı altında toplayan Ebu’l-Hevl cemiyetlerini kuruyor.M. Ferid’in Mısır’ın işgalden kurtarılması noktasında Osmanlı’yla münasebetlerinde zaman içinde değişim yaşanıyor. Başlangıçta II. Abdülhamid ve İTC tarafından maddî ve manevî olarak desteklenen M. Ferid; İngiltere ile Mısır, el-Hizbü’l-Vatani’ye karşı ortak politika oluşturunca Osmanlı’ya daha da yaklaşıyor. Nisan 1909’da İstanbul’a gelişinin de, el-Hizbü’l-Vatani ile İTC arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine matuf olduğunu söylüyor. Mart 1912’de de İstanbul’da İTC tarafından çok sıcak karşılanıyor. Cemiyetin yayın organı el-Hilâlü’l-Osmani’de Ferid hakkında yazılar çıkıyor. Osmanlı, Mısır’ın işgalden kurtarılması -ve belki yine Osmanlı’nın bir eyaleti yapılması- sürecinde M. Ferid ve çevresinden faydalanmak istiyor. Kanal Harekatı sürecinde yaşananlar ve I. Dünya Savaşı sonrasında İttihâd-ı İslâm’ın yerini Türkçülük hareketinin almaya başlamasıyla, M. Ferid, İTC’nin Mısır’ı Türk idaresinde tutmak istediğini anlıyor. Bunu kabul edemeyeceğini, olsa olsa Avusturya-Macaristan benzeri bir yapılanma olabileceğini söylüyor.M. Ferid ve el-Hizbü’l-Vatani’nin ‘milliyetçiliği’ konusunda farklı görüşler dile getirilmekle beraber M. Ferid’in vatanseverliğinin Osmanlı’ya değil; İngiliz işgaline karşı olduğu, İslâm birliği ve Osmanlı bütünlüğü görüşlerini her zaman benimsediği belirtiliyor. Ancak, Mısır’ın 1798’de Fransızlar tarafından işgal edilmesinden sonra Napolyon’un dile getirdiği “Mısır Mısırlılarındır” sloganı eşliğinde, Osmanlı hilafetine yaslanarak İngiliz işgaline son vermeyi hedefleyen “Mısır milliyetçisi bu duyarlılık”, I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nın yenilmesi ve Türkçülüğün güç kazanmasıyla Osmanlı hilafeti argümanını yitirmiştir. Mısır da, görece bağımsızlık için 1922’yi, tam bağımsızlık içinse 1956’yı bekleyecekti.

Daha fazla göster

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir