2010’da Türkiye Ekonomisi

Paylaş:

T.C. Mer­kez Ban­ka­sı Mec­lis Üye­le­ri’nden Doç. Dr. Lok­man Gün­düz, mev­cut kü­re­sel fi­nans kri­zi­nin Tür­ki­ye yan­sı­ma­la­rı ile ala­ka­lı bil­gi kir­li­li­ği­ni ön­le­me­ye kat­kı­da bu­lu­na­cak ‘‘2010’da Tür­ki­ye Eko­no­mi­si’’ baş­lık­lı bir su­num yap­tı.Alı­şı­la­gel­di­ği üze­re bu kriz­de de kla­sik po­li­ti­ka­lar uy­gu­lan­dı­ğı­nı; ka­mu har­ca­ma­la­rı­nın art­tı­rı­lıp fa­iz­le­rin dü­şü­rül­dü­ğü­nü be­lir­te­rek su­nu­mu­na baş­la­yan Gün­düz, özel­lik­le kü­re­sel kri­zin Tür­ki­ye’ye et­ki­le­ri üze­ri­ne yo­ğun­laş­tı. Tür­ki­ye’nin kriz­de gö­re­ce­li ola­rak iyi ol­du­ğu­nu ifa­de et­mek­le bir­lik­te, kri­zin te­ğet geç­me­di­ği­ne de dik­kat çe­ken Gün­düz, su­nu­mun­da şu üç so­ru­nun ce­va­bı­nın ara­na­ca­ğı­nı be­lirt­ti:• Tür­ki­ye kriz­de ne­den da­ha ön­ce­lik­li ola­rak et­ki­len­di?• 2009’un son çey­re­ğin­de baş­la­yan eko­no­mik to­par­lan­ma­nın ve de­va­mın­da can­lan­ma­nın işa­ret­le­ri ne­ler­dir ve bu to­par­lan­ma sür­dü­rü­le­bi­lir mi?• Tür­ki­ye’nin eko­no­mik per­for­man­sı na­sıl ola­cak, na­sıl de­ğer­len­di­ril­me­li ve uzun va­de­de ne­ler bek­li­yor?Gün­düz bu üç kri­tik so­ru­yu şöy­le ce­vap­lan­dır­dı:Kriz ön­ce­si dö­ne­me bak­tı­ğı­mız­da; 2007’ye ka­dar bü­yü­me ra­kam­la­rı çok iyi dü­zey­de sey­re­di­yor­du, ama 2007’den baş­la­mak üze­re kriz ka­pı­yı ça­la­na ka­dar bü­yü­me hı­zın­da dü­şüş ya­şan­dı. Kü­re­sel kri­ze bü­yü­me oran­la­rın­da­ki ya­vaş­la­ma sü­re­cin­de gir­di­ği­miz için ilk etap­ta kö­tü et­ki­len­dik. Bu­nun bi­rin­ci se­be­bi; re­el fa­iz­le­rin çok yük­sek ol­ma­sı; bu sebeple kri­ze ka­dar sı­cak pa­ra ge­lir­ken kriz baş­la­yın­ca sı­cak pa­ra kaç­ma­ya baş­la­dı. İkin­ci se­be­bi ise; ih­ra­cat kom­po­zis­yo­nu­nun de­ğiş­me­siy­di. 1996’dan be­ri ser­ma­ye yo­ğun ürün­le­rin ih­ra­ca­tı­nın art­ma­sı­ ya­nın­da, bu ürün­le­rin kü­re­sel ti­ca­re­te kar­şı çok has­sas ol­du­ğu unu­tul­ma­ma­lı­dır. Dün­ya ta­le­bin­de­ki dü­şüş bi­zi çok et­ki­le­di; çün­kü ih­ra­ca­tı­mız için­de­ki pa­yın ya­rı­sı ABD ile ih­ra­cat ya­pan Av­ru­pa’ya ait­ti. ABD’nin dış ti­ca­ret pas­ta­mız­da­ki pa­yı kü­çük ol­ma­sı­na rağ­men, ABD’nin Av­ru­pa’dan ta­le­bi­ni kıs­ma­sıy­la do­lay­lı ola­rak Av­ru­pa da ta­le­bi­ni kıs­tı.Pe­ki, iyi gös­ter­ge­ler ara­sın­da ne­le­ri sa­ya­bi­li­riz di­ye bak­tı­ğı­mız­da; 2010 için ön­cü gös­ter­ge­ler şun­lar­dır: Dö­viz ku­ru­nun is­tik­rar­lı ha­le gel­me­si, si­pa­riş en­deks­le­ri­nin ve risk gös­ter­ge­le­ri­nin iyi se­vi­ye­ler­de sey­ret­me­si, ima­lat sa­na­yi ve ka­pa­si­te kul­la­nım oran­la­rın­da göz­le gö­rü­lür bir can­lan­ma ol­ma­sı, ban­ka­lar­da kul­la­nı­lan ba­tık kre­di ve kar­şı­lık ayır­ma oran­la­rı­nın ma­kul dü­zey­ler­de ol­ma­sı ve sa­ir mak­ro eko­no­mik gös­ter­ge­ler eko­no­mik to­par­lan­ma­nın baş­la­dı­ğı­nı ve özel­lik­le si­pa­riş en­deks ora­nın­da­ki ar­tı­şın sür­dü­rü­le­bi­lir bir bü­yü­me­nin işa­re­ti ol­du­ğu­nu söy­le­ye­bi­li­riz.Ka­mu borç sto­ku­nun kon­trol edi­le­bi­lir dü­zey­ler­de ol­ma­sı, ih­ra­cat kom­po­zis­yo­nu­mu­zun sek­tör­ler ve ül­ke­ler ba­zın­da çe­şit­len­di­ril­me­si, ban­ka­cı­lık sek­tö­rü­mü­zün sağ­lam­lı­ğı­nı ka­nıt­la­ma­sı, Tür­ki­ye’nin kü­re­sel eko­no­mik düz­lem­de yük­se­len ül­ke ko­nu­mun­da ol­du­ğu­nun dil­len­di­ril­me­si ve kre­di de­re­ce­len­dir­me ku­ru­luş­la­rı­nın Tür­ki­ye hak­kın­da­ki olum­lu açık­la­ma­la­rı gi­bi işa­ret­ler, uzun va­de­de de­ğer­len­di­ril­di­ğin­de ül­ke­mi­zi olum­lu yön­de et­ki­le­ye­bi­le­ce­ği söy­le­ne­bi­lir.Gün­düz, Tür­ki­ye’nin de­za­van­taj­la­rı­na ve avan­taj­la­rı­na da de­ğin­di:Tür­ki­ye’nin risk­le­ri/de­za­van­taj­la­rı; kü­re­sel eko­no­mik gi­di­şat­tan hız­la et­ki­le­ne­bi­lir­li­ği, dı­şa ba­ğım­lı ol­du­ğu­muz em­ti­a fi­yat­la­rı­nın yük­sel­me­ye baş­la­ma­sı­nın üre­tim ma­li­yet­le­ri­mi­zi art­tır­ma­sı, ya­ban­cı ya­tı­rım­la­rın doğ­ru­dan mı do­lay­lı mı ola­ca­ğı­nın kı­sa va­de­de be­lir­siz­li­ği ve do­ğal ola­rak büt­çe açı­ğı­dır. Avan­taj­la­rı ise, 2001 kri­zi tec­rü­be­si­ne borç­lu ol­du­ğu fi­nan­sal ya­pı­sı­nın sağ­lam­lı­ğı, çok uzun va­de­de “de­mog­ra­fik bo­nus” ola­rak ni­te­len­di­ri­le­bi­le­cek genç nü­fus mik­ta­rı­dır. Yer­li üre­ti­ci ve ya­ban­cı doğ­ru­dan ya­tı­rım­cı için bir pa­zar ola­rak gö­rü­len bu du­rum, bü­yü­me­yi art­tı­ra­cak­tır.Gün­düz, Tür­ki­ye’nin eko­no­mi aya­ğı­nın yük­se­len ya­pı­da ol­ma­sı­na rağ­men ‘‘si­ya­set aya­ğı”nın hâ­lâ ye­ter­li dü­ze­ye ula­şıp ula­şa­ma­dı­ğı nok­ta­sın­da te­red­düt­le­rin mev­cut ol­du­ğu­nu da be­lirt­ti. Ay­rı­ca, bü­yü­me ora­nı­nın, üre­ti­ci bo­şa­lan stok­la­rı dol­du­ra­ca­ğı için hiç­bir ha­re­ket ol­ma­sa da­hi %2-2,5 ola­ca­ğı­nı be­lir­tik­ten son­ra şu gü­zel ör­nek­le su­nu­mu­nu ta­mam­la­dı:Tür­ki­ye her ne ka­dar, bu kriz sü­re­ci­ne ilk gi­ren ül­ke­ler­den ol­sa da FI­FO (first in first out/ilk gi­ren ilk çı­kar) ör­ne­ğin­de ol­du­ğu gi­bi; ilk çı­kan­lar ara­sın­da da ola­bi­le­ce­ği sür­priz ol­ma­ma­lı; ki za­ten ön­cü gös­ter­ge­ler de bu­nu des­tek­ler ni­te­lik­te.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir