Rusya’da İslam Felsefesi Çalışmaları ve İslam Felsefesinin Yorumu

Paylaş:

Medeniyet Araştırmaları Merkezi tarafından düzenlenen Tezgâhtakiler toplantı dizisinin Kasım ayı konuklarından biri de, İstanbul Üniversitesi’nde tamamladığı doktora tezi vesilesiyle Fagani Baylarov’du. Rusya’daki İslam çalışmalarının tarihi seyrini ve Rus oryantalizminin gelişimi hakkında bilgi vererek sunumuna başlayan Baylarov, Rusların İslam coğrafyasını ve kültürünü keşfetmesinde I. Petro döneminin özel bir yeri olduğunu belirtti. Söz konusu dönemde İslam ülkelerine karşı yürütülen askerî harekâtlar neticesinde İslam medeniyetine dair çok sayıda malzeme Ruslar tarafından toplanarak Rusya’ya götürülmüş ve yazma eserlerin başını çektiği bu malzemeler, Rusya’daki oryantalist çalışmaların gelişmesine zemin hazırlamıştır. Batı’da olduğu gibi Rusya’da filologların öncülüğünde gerçekleştirilen bu çalışmalar, daha ziyade İslam kültür ve medeniyetini tanımaya ve anlamaya yönelik çabalar şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Baylarov’a göre Çarlık Rusya’sında gelişen oryantalist çalışmalarda İslam düşüncesinin ihmal edilmesi olgusu SSCB döneminde de devam etmiş ve yapılan az sayıdaki araştırmada da, İslam düşüncesinin herhangi bir özgünlüğünün olmadığı, dünya düşünce tarihine herhangi bir katkısının bulunmadığı yönündeki klasik oryantalizmin ideolojik tezi tekrarlanmıştır. Rusça çalışmalarda daha ziyade Fârâbî, İbn Sînâ ve Bîrûnî gibi isimlerin dikkate alındığına işaret eden Baylarov, bunda, SSCB bünyesindeki Orta Asya cumhuriyetlerinin yerel kültürle ilişki kurma çabalarının etkili olduğunu vurguladı. Ancak Baylarov’un tespitlerine göre bu dönemde yapılan çalışmaların büyük bir bölümü, söz konusu filozofların eserlerindeki sözde materyalist eğilimleri ortaya koymak gibi ideolojik kaygılarla maluldür. Metodolojik ve bilimsel problemlerine rağmen Baylarov’a göre adı geçen filozoflara dair yapılan çalışmalar, eserlerinden Rusçaya yapılan tercümeler, SSCB döneminde Müslüman halkların tarihî ve kültürel bağlarını en azından hatırlamaları açısından bir işleve sahip olmuştur.

SSCB’nin dağılmasından sonra bu alanda yapılan çalışmaların sayısı ve niteliğindeki artışa dikkat çeken Baylarov, Evgeniya Frolova, Natalya Yefremova, Ilşat Nasırov, Yanis Eşots, Marietta Stepanyants ve Nur Kirabayev gibi isimlerin araştırmalarından örnekler vererek sunumunu tamamladı. Oturum, Baylarov’un örnek olarak verdiği isimler ve araştırmaların niteliği, Rus oryantalizminin mahiyeti ve bugünkü durumu üzerine sorulan sorular ve yapılan yorumlarla tamamlandı.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir