XX. Yüzyıl Başlarında Kızıldeniz’de Osmanlı Denizcilik Faaliyetleri

Paylaş:

“20. Yüzyıl Başlarında Kızıldeniz’de Osmanlı Denizcilik Faaliyetleri” başlıklı yüksek lisans tezini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde tamamlayan Mehmet Korkmaz TAM Tez-Makale Sunumları programında misafir edildi. 

İlk olarak neden bu konuyu seçtiği hususuna değinen Korkmaz, 2008 yılında bir proje kapsamında bu mevzu üzerine bir makale kaleme alır. Yüksek lisansta da bunu genişleterek çalışmaya karar verir.

Tez, “Batı sömürgeciliğinin gelişmesinde önemli rol oynayan 19. yüzyılda Osmanlı’nın bir Kızıldeniz politikası var mıydı? Varsa bunun amacı neydi ve bu amacı gerçekleştirmek için ne gibi araçlar kullanıldı? Uluslararası gelişmeler Osmanlı Kızıldeniz politikasında ne gibi değişikliklere yol açtı? Buradaki Yemen-Hicaz tebaasının güvenliğini sağlamak için ne gibi tedbirler alındı? Donanma gemilerinin iaşesi, idari yapılanmaları nasıldı? Yemen isyanlarında donanmanın rolü neydi?” şeklindeki belli problemler ekseninde konuyu inceliyor. Tezin başlıca kaynakları ise Osmanlı Denizcilik Müzesi’ndeki ‘Bahr-i Ahmer’ ibaresi geçen tüm belgeler, Dahiliye ve Hariciye Nezareti Evrakı, Meclis-i Vükela mazbataları, Şura-yı Bahriye Defterleri ve talimatnamelerden oluşuyor.

Giriş ve üç ana bölümden oluşan tezde “Giriş” bölümde tezin amaç, kapsam ve önemi, konunun yukarıda zikredilen kaynakları, çalışmanın yöntemi sunulmakta; ayrıca Mısır’ın fethinden Süveyş Kanalı’nın açılmasına kadar geçen süreçte Kızıldeniz’deki Osmanlı denizcilik faaliyetlerinin ve oradaki teşkilatlanmanın yazılı kaynaklar üzerinden kısa bir izahı yer almaktadır.

İkinci bölümde, Avrupalı sömürgeci devletlerin Kızıldeniz’deki işgalleri, Osmanlı’nın bu duruma tepkisi ve bu tepki neticesinde deniz filosu -Bahr-i Ahmer Komodorluğu- oluşturulması bahsinin yanısıra İdare-i Mahsusa vapurlarının posta ve yolcu vapurları olarak Kızıldeniz sahillerinde seyahatleri, Kızıldeniz’de köle ticaretinin önlenmesinde donanmanın sorumluluğu, 1898-1908 yılları arasında donanmayı güçlendirme faaliyetleri, bu faaliyetlerin seyri esnaında gemilerin ihtiyaçlarına yönelik kömür ambarı ve deniz fenerlerinin inşası, limanların ıslahı, tersane açılması gibi konulara değinilmektedir.

“20. Yüzyıl Başlarında Kızıldeniz’de Osmanlı Donanması” başlıklı üçüncü bölümde, Yemen isyanları sırasında, her ne kadar bu isyanlar karadan bastırılmaya çalışılsa da, kara kuvvetlerine lojistik destek amacıyla, gerek asker nakliyatında gerekse sahillerin muhafazasında Osmanlı donanmasına mahsus gemilerin kullanımına dikkat çekilmektedir. Yine İtalyan harp gemilerinin abluka ve taarruzları, Trablusgarp Harbi esnasında İtalyanlarla Bingazi’de savaşırken güçlü İtalyan gemisinin Osmanlı filosuna saldırması sonucu batan Osmanlı gambotu özelinde Kızıldeniz’deki batık gemiler meselesi üzerinde durulmaktadır. I. Dünya Harbi dönemi Kızıldeniz faaliyetleri, İngiliz ve Fransız donanmalarının durumları ise dördüncü bölümde ele alınmaktadır. Sonuç bölümü ise tezin yüklendiği sorulara cevap mahiyetinde genel bir değerlendirmeyi içermektedir.

Korkmaz, tezin içerik ve kaynaklarına dair yaptığı bu bilgilendirmenin ardından önemli gördüğü noktalara dikkat çekti. Ona göre, bu dönemde Osmanlı’yı ilgilendiren üç önemli tarih vardı: 1) 1517; Mısır’ın fethiyle Osmanlı’nın Kızıldeniz’le tanışması, 2) 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla Kızıldeniz’de siyasi bir canlanmanın yaşanması, 3) 1914; I. Dünya Savaşı başlamadan Kızıldeniz’den gambotların çekilmesi.

Mısır’ın fethinden sonra Portekizlilerin faaliyetlerini engellemek için Kızıldeniz’e yönelen Osmanlılar; Mısır, Hicaz, Yemen ve Habeş kıyılarını ele geçirerek bu bölgede 20. yüzyıl başlarına kadar bir hâkimiyet kurdular. 1869 yılında Süveyş Kanalı’nın açılmasının ardından burada daimi olarak bir deniz filosu bulundurdular. Bunun sebebi, Kızıldeniz’in dünyanın önemli ticaret yollarından biri hâline gelmesinin yanısıra padişahların Hadimü’l-Harameyn unvanlarına sahip çıkıp bu kutsal mekânların ve insanlarının güvenliğini sağlamaktır. Genelde gambot ve korvet tipi gemilerden oluşan bu donanma karakol, sahil muhafaza, nakliyat ve posta vazifesi yapmıştır.  Sahil şeridinde yaygın olan silah kaçakçılığı faaliyetleri ve köle ticaretini de önlemeye çalışmış; ancak başarılı olamamıştır. Yemen isyanları sırasında isyancılar Osmanlı’ya başkaldırırken aynı zamanda İngiliz ve İtalyan sömürgeciler kıyılarda baş gösteren isyanları bastırmak bahanesiyle sahilin batı tarafını işgal etmişlerdir. Kızıldeniz’deki Osmanlı denizcilik faaliyetleri ise ancak, I. Dünya Savaşı’ndan sonra gambotların çekilmesiyle, 1918’deki Mondros Mütarekesi’ne kadar devam eder.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir