Türkiye’de Nesiller Arası Gelir İlişkisi

Paylaş:

Küresel Araştırmalar Merkezi, “Kitap-Makale Sunumları” konuşma serisinin Nisan ayındaki ikinci toplantısında Gebze Teknik Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Anıl Mercan’dan Türkiye’de nesiller arası gelir ilişkisini ele aldığı makalesi üzerine bir sunum dinledik. Mercan konuşmasının başında kadın iş gücüne katılım oranlarının çok düşük seviyelerde olduğuna dikkat çekerek nesiller arası gelir ilişkisinin Türkiye’de baba ve oğul gelirleri arasındaki ilişki olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle edebiyatçıların ve sosyal bilimcilerin zengin olma kavramına getirdikleri iki ana bakış açısı olduğu belirtilen sunumda birinci hipoteze göre zengin insanların piyasa koşullarına uygun zekâ ve diğer özelliklerinin bulunduğu ve bunların genetik olarak kuvvetlice oğullara geçtiği savunulmaktadır. İkinci hipotezde ise zengin insanların babaları çok zengin olduğu için bu zenginliği sürdürdüğüne odaklanılmaktadır. İşte Mercan’ın çalışması tam da burada ön plana çıkmakta ve bu ikinci hipotezi Türkiye için test etmektedir.

Nesiller arası gelir hareketliliğinin en önemli göstergesi ekonomistlerin çeşitli regresyon analizlerine dayanarak hesapladığı ve nesiller arası gelir elastikiyeti olarak adlandırılan bir katsayıdır. Bu katsayının literatürde 0 ile 1 arasında değer aldığına ve toplumlarda 1’e yaklaşıldıkça gelir hareketliliğinin azaldığına, 0’a yaklaştıkça ise gelir hareketliliğinin oldukça arttığına konuşmada değinilmiştir. Nesillerin gelirlerinin nasıl hareket edeceğinin anlaşılması ve bu dinamikten faydalanarak politika geliştirilmesi konusunda bu katsayının önemine de Mercan tarafından vurgu yapılmıştır. Öyle ki düşük gelirli bir insanın neslinin daha üst bir gelir seviyesine çıkabilmesi bu elastikiyetteki 0,2’lik ufak bir değişmeyle 2 nesilden daha uzun bir zaman alabilmektedir.

Mercan TÜİK Gelir ve Yaşam Memnuniyeti anketini kullanarak nesiller arası gelir elastikiyetini Türkiye için 0,1 olarak hesaplamıştır. Bu durum İskandinav ülkelerinden sonra en düşük değerdir. ABD’de ise bilimsel çalışmalar tarafından kabul gören elastikiyet 0,6 civarındadır. Bu durum Türkiye’de nesiller arasındaki gelir seviyeleri arasında müthiş bir hareketlilik olduğunu göstermektedir. Kısacası bu açıdan Türkiye bir fırsatlar ülkesi olarak değerlendirilebilir. Aynı zamanda, Mercan, babanın geliri arttıkça oğulların imkânları daha da çok genişlediği için babadan farklı meslek gruplarına yöneldikleri bulgusuna değinmiştir. Ayrıca, Mercan’ın araştırma sonuçlarına göre oğulların işe başlama yaşı da babanın gelir seviyesine bağlı olarak artmaktadır. Bu durumda da babanın gelir seviyesinin yüksekliği oğluna eğitim ve diğer faaliyetler için kullanabileceği belli bir zamansal bağımsızlık kazandırmaktadır. Mercan, araştırmasında oğlan çocuklarının sağlık durumlarında da babanın gelirinin belirleyici bir faktör olduğunu bulmuştur ve babaların gelir seviyesinin yüksekliğinin sağlık açısından da çocukları pozitif olarak etkilediğine sunumunda işaret etmiştir.

Peki, Türkiye’de nesiller arası gelir mobilitesini bu derecede yüksek kılan nedir? Mercan bu hususu açıklamak için Amerika ile karşılaştırma yapmaktadır. Amerika’da nesiller arası gelir mobilitesi oldukça düşüktür. Eğer siz zengin bir aileden geliyorsanız paralı bir eğitim sistemi içinde anaokulundan üniversiteye kadar izleyeceğiniz patika hemen hemen bellidir. Zira iyi üniversiteler öğrenci alımında anaokulundan başlayarak öğrencinin eğitim aldığı her okula en ince detayına kadar bakmaktadır. Buna karşılık fakir ailelerden gelen çocukların üniversitede okuma ihtimalleri eğitim sistemindeki yüksek ücretlerden dolayı oldukça sınırlıdır. Mercan’a göre Türkiye’de ise eğitimin birçok üniversitede ücretsiz olması düşük gelir seviyesinden gelen bir çocuğun yeterli eğitimi almasına fırsat vermekte ve alınan eğitim sayesinde yeni nesiller gelir seviyelerini geçmiş nesillere göre çok daha kolay bir şekilde arttırabilmektedir.

Mercan konuşmasını bu tip çalışmaların Türkiye’de daha yeni yeni yapıldığına dikkati çekerek ve daha detaylı verilerin istatistik kurumu tarafından toplanması ile nesiller arası meslek ilişkisi gibi birçok çalışmanın da yapılabileceğine vurgu yaparak bitirdi.

Daha fazla göster

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir