Medyatik Görüntü ve Göstergebilimsel Okuma

Paylaş:

Modern yaşam pratikleri içinde kaçınılmaz bir biçimde baş köşeye kurulan iletişim araçları, teknolojik ilerlemenin de destek vermesiyle, bugün, sadece eğlendirme, bilgi aktarma ya da ulus kimliği oluşturmada yoğun olarak kullanılan propaganda araçları değil; aynı zamanda birer üretim aracıdır. Medya, kendi ontolojik doğasını tartışmalı kılacak biçimde, artık haberleri kendisinden aldığımız aygıt olmanın ötesine geçerek, haberin ve gerçekliğin “üretim” yeri fonksiyonunu da üstlenmiştir. Örneğin, gerçekliğe yüklenen değer, onun ne kadar “görünür” olduğu ile anlam kazanmaktadır. Bir başka deyişle, “Görünmüyorsanız, yoksunuz”dur ve yaşam denilen şey kamusal alanda görünebildiğiniz (= varolduğunuz) ölçüde tatmin edici olmaktadır. Burada, Tanrıya ya da metafizik unsurlara inanmayanların kadîm ve kendilerince en yalın ve sağlam olarak gördükleri; “Görmediğim şeye inanmam” veya “Varsa niye görünmüyor?” şeklindeki argümanlarıyla modern iletişim teknolojisinin imaj fetişizmi arasındaki uyum dikkat çekicidir. Artık, herhangi bir ayrım yapmaksızın, iletişim sektöründe görev alan her türlü görüşten kişi için değişmez bir ölçü olarak kabul edilmektedir ki; görüntüsü olmayan hiçbir olay haber formatında sunulamaz ve medyada kendine yer bulamaz. Yayınlansa dahi, yazılı ve görsel medya için o, ancak bir dolgu malzemesi niteliğindedir; vatandaşın veya tüketicinin ilgisini fazla çekmeyeceği baştan kabul edilmiştir. Medya açısından zarf mazrufun, biçimiçeriğin, dolayısıyla görüntü gerçekliğin nüne geçmiş durumdadır. Böyle olunca, medyayı anlamak için onun kullandığı dilin ve sembollerin iyi bilinmesi gerekmektedir.
Bu bakımdan klasik dilbilim çalışmalarından öte göstergelerin dilini ayrıca çözümlemek gerekmektedir. Klasik dilbilim için dil, kültür, toplumsal yaşam, tarihî arka plan ve bunların etkisiyle oluşmuş dilbilgisi kurallarından ibaretken; Roland Barthes’ın tanımıyla, “bir biçimler bilimi olan göstergebilim (semiology)”1 anlamları içeriklerinden ayrı olarak inceler. İsviçreli Dilbilimci Ferdinand de Saussure de, evrenin göstergelerden ibaret olduğunu söyleyerek, anlamın, göstergelerin çözümlenmesiyle ortaya çıkacağını öne sürmektedir.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir