Afrika Kıtası Müslüman Ülke ve Toplulukları Dinî Liderler Toplantısı

Paylaş:

1-3 Kasım 2006
Dolmabahçe Sarayı

İstanbul, geçtiğimiz aylarda renkli ve aynı zamanda oldukça önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı: “Afrika Kıtası Müslüman Ülke ve Toplulukları Dinî Liderler Toplantısı” Afrika kıtasının değişik kültür merkezlerinden kalkıp İstanbul’a gelen katılımcılar rengârenk geleneksel kıyafetler içindeydi. İçerikten habersiz bir insanın kolaylıkla yanılarak kıyafet balosu sanabileceği toplantıda Afrika kıtasının değişik ülkelerinden gelen Müslüman liderler ağırlandı. T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın düzenlediği toplantı Burkina Faso, Çad, Kamerun, Madagaskar, Ruanda, Güney Afrika, Mali, Kenya, Kongo ve daha birçok ülkeden gelen temsilcilerin katılımıyla gerçekleşti. Üç gün süren toplantılar boyunca “Küreselleşme Sürecinde Dinî Kimlik”, “Afrika İslâm Ülkeleri Arasında İşbirliği”, “Dinî Eğitim ve Öğretim Alanında Fırsatlar” ve “Kültürel Mirasın Korunmasındaki Temel Yaklaşım ve Tutumlar” gibi değişik konu başlıkları ele alındı. Geldikleri ülkelerde en üst düzey İslâmî otorite kabul edilen temsilciler, ülkelerindeki bilgi ve tecrübe aktarımını esas alan ve zaman zaman da duygusallaşan, sımsıcak konuşmalar yaptılar. Genel dostluk mesajları içeren konuşmalarda İslâm’ın kendi ülkelerindeki serüvenini, geldiği son noktayı, Müslümanlar olarak yaşadıkları sıkıntıları ve Türkiye’den beklentilerini dile getirdiler. Afrika-Osmanlı ortak tarihî geçmiş göz önüne alındığında bir ilki gerçekleştiren toplantının ilk açılış töreninin Dolmabahçe Sarayı’nın Has Bahçe’ye bakan gösterişli Medhal Salonu’nda yapılmasını ise, Türkiye’nin Afrikalı Müslümanlarla kurmak istediği ilişkileri Osmanlı İmparatorluğu ile ilişkilendirmesi açısından iyi düşünülmüş simgesel bir jest olarak kabul etmek mümkün.

Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile ilişkilerinin seyrinde “Osmanlı mirasının” önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koymakta. Tarihçilerimiz Osmanlı İmparatorluğu’nun Afrika’ya yönelik geliştirdiği dış politikayı araştırdıkça tarihimizin bilinmeyen yönleri su üstüne çıkmakta. Afrika’daki Osmanlı mirasının sadece kıtanın kuzeyindeki Cezayir, Tunus, Mısır gibi ülkelerle sınırlı olmadığı, Orta ve Güney Afrika coğrafyasında bile bu mirasa rastlandığı bugün bilinmekte. Toplantıda konuşan liderlerin bu mirasa sık sık atıfta bulunmaları aslında Osmanlı’nın bu kültürlerle ne tür bir ilişki içinde olduğunun güzel bir özeti mahiyetindeydi. Üç gün süren toplantılar boyunca Afrikalı Müslüman liderler her fırsatta Osmanlı’ya duydukları sevgi ve minneti dile getirdiler.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Daha fazla göster

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir